Tüm Haberlere Dön
COP 31 Yolunda İklim Siyaseti: Dünden Bugüne Nükleer Projeler ve Toplumsal Muhalefet Söyleşisi Gerçekleşti
DUYURU Haberler Genel Merkez

COP 31 Yolunda İklim Siyaseti: Dünden Bugüne Nükleer Projeler ve Toplumsal Muhalefet Söyleşisi Gerçekleşti

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) COP 31 öncesinde iklim siyasetini tartışmaya açtığı “COP 31 Yolunda İklim Siyaseti: Dünden Bugüne Nükleer Projeler ve Toplumsal Muhalefet” başlıklı söyleşi, 20 Ekim 2026’da EMO TV’de yayımlandı. EMO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eylem Ölmezoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı söyleşinin konuğu, sosyolog ve Nukleersiz.org Koordinatörü Dr. Pınar Demircan’dı. Demircan; nükleer enerjinin iklim krizine “çözüm” olarak sunulmasını, Akkuyu Nükleer Santralı’nın yarattığı bağımlılığı ve nükleer karşıtı mücadelenin dünden bugüne seyrini değerlendirdi.

Ölmezoğlu yayının başında, TMMOB’ye bağlı odaların ortak çalışmasıyla hazırlanan COP 31 raporunun birkaç gün içinde kamuoyu ile paylaşılacağının ve “Akkuyu Gerçeği” dosya konusuyla hazırlanan Elektrik Mühendisliği Dergisi’nin yeni sayısının yayına açıldığının duyurusunu yaptı. Ölmezoğlu, bu yayınla Kasım ayında Antalya’da yapılacak COP 31 öncesinde, iklim politikalarını ve bu politikaların arkasındaki siyasi tercihleri konuşmak üzere bir araya geldiklerini söyledi ve iklim meselesinin artık devletlerin enerji politikalarını, uluslararası ilişkilerini, yatırımlarını ve ekonomik tercihlerini doğrudan etkilediğini vurguladı. Bu nedenle geliştirilen çözümlerin gerçekten çözüm olup olmadığının ya da iklimin finansallaştırılarak yeni bir yatırım alanına mı dönüştürüldüğünün yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Ölmezoğlu, bazı ülkeler fosil yakıtlardan çıkış hedefleri koyarken Türkiye’nin böyle bir takvim belirlemediğini, emisyon azaltımı ve enerji dönüşümü söylemlerine karşın fosil yakıt yatırımlarının ve büyük enerji projelerinin sürdüğünü ifade etti. Nükleer santralların da “temiz enerji” olarak yeniden masaya getirildiğine dikkat çekti. COP 31 ile eş zamanlı olarak ekoloji hareketinin, muhalif ve toplumsal yapıların örgütlediği halkların zirvelerinin de yayının gündemleri arasında olduğunu kaydetti.

Demircan, iklim politikalarının sadece karbon azaltımına indirgenemeyeceğini vurgulayarak; sağlık, temiz su ve gıdaya erişim ile toplumsal adalet konularına da çözüm aranması gerektiğini söyledi. Demircan’a göre nükleer enerji iklim krizinin çözümü değil, ancak sorunu olabilir. Radyasyon riskleri, yoğun su tüketimi, yüksek maliyetler ve çözülemeyen atık sorunu krizi derinleştiriyor. “Nükleer rönesans” söylemini de değerlendiren Demircan, iklim krizine çözüm kılıfıyla nükleere yönlendirilen finans kapitalin yapay zekâyı, dev teknoloji şirketlerini ve savaş sanayiini beslediğini ifade etti.

Akkuyu Nükleer Santralı’na ilişkin olarak Demircan, teknolojisi, yakıtı ve finansmanı dışa bağlı bir projede “bağımsızlık” söyleminin çelişkili olduğunu belirtti. Sabit fiyatlı alım garantisinin kamu bütçesine uzun vadeli yük getireceğini, atık depolama süreçlerinin ise halkla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde 2023'te yapılan değişikliği hatırlatan Demircan, “Akdeniz ısınırken mevzuat Akkuyu’ya uyduruldu” dedi.

Nükleer karşıtı mücadelenin 1970'lerin sonundaki balıkçı eylemlerinden bugüne dönüşümünü de anlatan Demircan, mega proje ayrıcalıklarının ve otoriter politikaların nükleere alan açtığını söyledi. Nükleer karşıtı mücadelenin, demokratik ve sağlıklı yaşam hakkını kabul eden adil bir enerji politikası talebi olduğunu vurguladı. 
Demircan son olarak, merkezi yenilenebilir dönüşüm modelinin sınırsız yerli enerjinin uluslararası şirketlerden satın alınması anlamına geldiğini belirterek enerji demokrasisine dikkat çekti. Antalya’da 14-18 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ni “devletlerin ve şirketlerin zirvesine karşı halkların zirvesi” olarak tanımladı ve “İklim krizi teknik değil; toplumsal adalet ve demokrasi meselesidir” dedi.

Ölmezoğlu da kapanış konuşmasında, ekolojik yıkımı bizzat yaşayanların bir araya gelip söz söylediği bu buluşmalara kulak verilmesi gerektiğini vurguladı ve yayını “Gelecek ona sahip çıkanlarındır” sözleriyle tamamladı.

Programın kaydı EMOTV Youtube kanalından izlenebilmektedir.