Tüm Haberlere Dön
TMMOB Raporu: “Sıfır Emisyon Bol Ticaret”
Haberler İzmir

TMMOB Raporu: “Sıfır Emisyon Bol Ticaret”

TMMOB, COP31 Zirvesi öncesinde bir değerlendirme raporu yayımladı. Mevcut iklim politikalarının emisyon azaltmaktan ziyade finans çevrelerine yeni ticari alanlar açtığına dikkat çekilen raporda, “yeşil” dönüşüm maliyetlerinin yurttaşa yansıtılacağı vurgulandı. Raporun tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında TMMOB’nin zirveyi dışarıdan izleyerek kamuoyunu uyarma görevini yerine getireceği belirtildi.

Haber Ekleri (Dosyalar)
tmmob_cop31_raporu_sifir_emisyon_mu_emisyon_ticareti_mi_karbon_piyasalarinin_golgesinde_cop31.pdf
1.85 MB İndir

TMMOB, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde hazırladığı raporu kamuoyuna duyurdu. 27 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısıyla paylaşılan “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31” başlıklı çalışma; 30 yılı aşan uluslararası iklim müzakerelerinin sonuçlarını, karbon piyasalarını ve zirvenin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini mercek altına alıyor.

Toplantıda konuşan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, değerlendirmelerine Türkiye’deki demokratik haklar, ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılara değinerek başladı. Muhalif kesimlere, seçilmiş yerel yöneticilere, akademisyenlere ve gazetecilere yönelik yargısal süreçleri eleştiren Çakar; sansür, erişim engelleri ve tutuklamaların halkın haber alma hakkına darbe vurduğunu belirterek tutuklu gazeteciler ve yurttaşların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

İklim değişikliğinin insan faaliyetlerinden kaynaklandığının bilimsel bir gerçek olduğunu ve bu konuda hiçbir tereddüt bulunmadığını vurgulayan Çakar, buna karşın küresel iklim politikalarının çevresel çözümler üretmekten uzaklaştığını ifade etti. İlk Taraflar Konferansı’nın yapıldığı 1995 yılından bu yana geçen süreci rakamlarla özetleyen Çakar, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi küresel sözleşmelere rağmen emisyon miktarının arttığına dikkat çekti.

Mevcut mekanizmaların emisyonları düşürmediğini, aksine çevresel sorunların katlanarak büyüdüğünü belirten Çakar, otuz yıldır uygulanan sistemin gerçekten emisyon azaltmak için mi kurulduğunu yoksa karbon üzerinden yeni bir ticari alan mı açtığını sordu. Raporda küresel iklim adaletsizliğine de işaret edilerek değerlendirmelerin yalnızca ülkelerin toplam salımları üzerinden yapılmasının yanıltıcı olduğu; adil ve gerçekçi bir yaklaşım için kişi başına düşen emisyonlar ile gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumluluklarının da mutlaka hesaba katılması gerektiği vurgulandı. Benzer şekilde “sıfır atık” uygulamalarının da tüketimi ve üretilen atığı kaynağında azaltmak yerine, atıklar üzerinden yeni piyasa mekanizmaları kurmaya odaklandığı eleştirildi.

Yeşil Dönüşümün Maliyetini Kim Üstlenecek?

Türkiye'nin karşılaşacağı ekonomik ve hukuki yüklere de raporda dikkat çekildiğini belirten Çakar; karbon vergileri, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemlerinin organize sanayi bölgelerinden ihracatçı sektörlere ve enerji altyapısına kadar geniş bir alanı etkileyeceğini belirtti. “Yeşil” dönüşüm maliyetlerinin en nihayetinde sanayiciye, üreticiye, çiftçiye ve yurttaşa yansıyacağını ifade etti.

COP31'in önceden şekillenmiş kararlara meşruiyet kazandıracak bir platform olduğuna dikkat çeken Çakar, TMMOB'nin zirve kapsamındaki resmi ve yan etkinliklere katılmayacağını bildirdi. Zirvede alınacak kararları ve bu kararların toplumsal etkilerini kamu yararı doğrultusunda izleyerek kamuoyunu uyarmaya devam edeceklerini belirtti.

 


"Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31" başlıklı rapora yazımızın üst tarafında yer alan dosyalar bölümünden ulaşabilirsiniz